Davul ve zurna, geleneksel icrada birlikte düşünülen ve birbirini tamamlayan bir ikili oluşturur. Bu birliktelik bir tercih değil, dağarın kendisinden doğan bir düzendir.
Roller baştan bellidir. Zurna ezgiyi taşır, davul ise usulü ve zemini kurar.
Davulun tokmak ve çubuk vuruşları usulün iskeletini duyurur; zurna bu iskeletin üzerine ezgiyi yerleştirir.
Tempo kararı ortaktır ama çoğu zaman davul belirleyicidir. Halayda tempo artışı davulla birlikte yükselir.
Girişler de konuşulur. Kimi havalarda davul başlar, kimilerinde zurna tek başına bir giriş yapar.
Bitişler aynı biçimde kararlaştırılır; hazırlıksız bir bitiş topluluğu dağıtır.
Şiddet dengesi ayrı bir konudur. Davulun yakınında duran bir zurna kendini duyamaz ve perdeyi kaçırır.
Bu nedenle yerleşim provada denenir; iki çalgı arasında birkaç adımlık mesafe çoğu zaman yeterlidir. Açık havada bu denge yeniden kurulur; kapalı mekânda çalışan bir ikili dışarıda farklı duyar. Uzun icralarda dinlenme anları da ortak planlanır; iki çalgı aynı anda yorulduğunda icra düşer. Derslerimizde davul-zurna çalışması topluluk derslerinde yürütülür ve roller provada birlikte belirlenir.